Kentsel dönüşümde 'yeşil binalar' üretmek önem taşıyor

29 June 2021

Tüm Türkiye'de sürdürülen kentsel dönüşüm ve gelişim çalışmalarıyla doğal afetlere karşı güvenli yapılar oluşturulurken çevre dostu yapıların inşa edilmesi için de fırsat bulunuyor.

Kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında konuşan Altensis Kurucu Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mütabakatı'yla gündem olan ve Avrupa Birliği'nde 2021 yılından itibaren zorunlu duruma gelen 'neredeyse sıfır enerji bina' konseptinin Türkiye'de de gündem olacağını dile getirdi.

"PLANLI BİR ŞEKİLDE ELE ALINMALI"

Kentsel dönüşümde amacın sağlıksız binaları dönüştürerek daha verimli yapılar hayata geçirmek olduğunu belirten Ilıcalı, "Biz bu binaları yaparken aslında bu yapılarda 50-100 sene kadar yaşayacağız. Kentsel dönüşümde eğer sadece deprem riskini göz önüne alıp diğer konuları göz ardı edersek, yaşam kalitesini artıracak ve günlük yaşamda çevremize dair olumsuzlukları azaltacak önlemleri şimdiden almazsak, ileride bu sorunların çok daha fazlasını yaşayacağız. Kentsel dönüşüm sürecini planlı şekilde ele almalı, betonlaşma, yoğun trafik, yeşil dokunun kaybolması, su sorunu, kuraklık ya da aşırı yağıştan oluşan taşkın felaketleri gibi sorunlara bu bağlam içerisinde çözümler bulmalıyız. Kentsel dönüşümü yalnızca binaların dönüşümü ve rant kaynağı düşünmemeli, yaşam kalitesini artıracak ve iklim değişikliğine çözümler sunacak bir dönüşüm haline getirmeliyiz" şeklinde konuştu.

Türkiye genelinde ciddi seviyelerde sağlıksız yapı stokunun bulunduğundan bahseden Emre Ilıcalı, "6.5-7 milyon arasında konutun bir an önce dönüştürülmesi gerekiyor. 2013 yılında başlayan kentsel dönüşümü hızlandıracak riskli alanlardaki yapıların dönüştürülmesi hakkındaki kanun ve alt mevzuatlar akabinde bu konuda ilerleme kaydedilmişti. Ancak hala İstanbul başta olmak üzere birçok büyük şehirde riskli yapı mahalleleri mevcut durumda. O bölgeler ele alınarak rekreasyon alanları, yeşil alanlar ve birtakım sosyal donatılar düşünülerek planlama yapılması gerekiyor. Son dönemde yapılan mevzuat değişiklikleri ve uygulamalarla bu konu oldukça hızlanmış olsa da daha ciddi önlemler alınarak, adeta bir acil eylem planı gibi yönetilmesi gerekebilir" ifadelerini kullandı.

"KENTSEL DÖNÜŞÜM BİR FIRSATTIR"

Kentsel dönüşümün yapılarda sadece fiziki anlamda değil, yaşam kalitesini artıracak şekilde olması gerektiğini belirten Ilıcalı, "Evimizin mutfağı, salonu, binası ne kadar güzel olursa olsun, biz evden çıktığımızda trafiğe takılıyorsak ya da en hafif bir yağmurda bile her tarafı su basıyorsa bunun düşünülmesi gerekiyor. Türkiye su fakiri ülkeler arasında yer alıyor. Bir yandan kuraklık sorunu var, bir yandan da yaz aylarında İstanbul’da taşkınlar oluyor. Bu anlamda yağmur suyunun kullanımıyla ilgili yapılması gereken çok şey var. Binalarda enerji ile çözülmesi gereken sorunların çoğu hala eksik. Bu anlamda kentsel dönüşüm bir fırsattır. Kentsel dönüşümde çevre ve iklim değişikliği mutlaka düşünülmesi gereken bir konudur" diye konuştu.