Konut Alıcısının Öncelikleri Değişiyor Metrekareden Önce Lokasyon

01 Ekim 2026

Ulaşım imkanları, sosyal yaşam alanlarına erişim, eğitim ve sağlık hizmetlerine yakınlık, bölgenin gelişim potansiyeli ve konutun gelecekteki değerini koruma ihtimali artık satın alma sürecinde birlikte değerlendirilen başlıklar arasında yer alıyor.

Türkiye konut piyasasındaki hareketliliğini 2026 yılında da sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde 127 bin 410 konut satışı gerçekleşti. Satışların 44 bin 378’i ilk el, 83 bin 32’si ise ikinci el konutlardan oluştu. Aynı dönemde ipotekli konut satışları 22 bin 131 olarak kaydedildi.

Satışların devam ettiği konut piyasasında değişen yalnızca talebin büyüklüğü değil, alıcıların karar verirken dikkate aldığı kriterler de oluyor. Özellikle büyükşehirlerde konutun metrekare büyüklüğünün yanı sıra işe, sosyal hayata ve temel ihtiyaçlara ulaşım kolaylığı giderek daha fazla önem taşıyor.

DAHA BÜYÜK EV YERİNE DAHA İŞLEVSEL BİR LOKASYON

Konut tercihlerindeki değişimi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, alıcıların artık yalnızca evin fiziksel özelliklerine değil, konutun sunduğu yaşam imkanlarına da odaklandığını belirtti.

Doğan, konut arayışındaki tüketicilerin karar sürecinde birden fazla kriteri aynı anda değerlendirdiğine dikkat çekerek, “Görüşmelerimizde artık yalnızca metrekare veya oda sayısı üzerinden bir değerlendirme yapılmadığını görüyoruz. Konutun bulunduğu bölge, ulaşım seçenekleri, sosyal alanlara yakınlığı, okul ve sağlık hizmetlerine erişim gibi unsurlar da karar sürecinin önemli bir parçası haline geldi. Özellikle günlük yaşamı kolaylaştıran ve ulaşımda zaman kaybını azaltan lokasyonlara yönelik ilginin arttığını gözlemliyoruz” dedi.

LOKASYON, YATIRIM DEĞERLENDİRMESİNDE DE ÖNE ÇIKIYOR

Konutun yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan bir yaşam alanı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görülmesi de lokasyonun önemini artırıyor. Alıcılar, satın alma kararı verirken bölgenin mevcut imkanlarının yanı sıra gelecekte geçirebileceği dönüşümü de dikkate alıyor.

Yaşar Doğan, bölgenin geleceğine ilişkin beklentilerin konut seçiminde giderek daha fazla sorgulandığını ifade ederek, “Konut satın alanlar artık yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına bakmıyor. Bölgenin önümüzdeki yıllarda nasıl gelişebileceği, ulaşım altyapısında planlanan değişiklikler, yeni ticari ve sosyal alanların oluşumu gibi konular da araştırılıyor. Bu nedenle lokasyon, hem günlük yaşam konforu hem de konutun uzun vadeli değerini koruyabilmesi açısından önemli bir kriter haline geliyor” diye konuştu.

Doğan, konut seçiminde tek bir kriter üzerinden karar vermek yerine farklı unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

“Fiyat ve oda sayısı elbette konut seçiminde önemini koruyor. Ancak bunların yanında ulaşım, sosyal imkanlar, çevredeki hizmetlere erişim ve bölgenin gelişim potansiyeli de kararın önemli parçaları. Alıcıların giderek daha fazla bu unsurları bir arada değerlendirerek kendileri için uygun konumu belirlediğini görüyoruz.”

Konut piyasasında değişen tüketici beklentileri, önümüzdeki dönemde metrekare büyüklüğü ile lokasyon arasındaki tercihin daha dengeli bir şekilde ele alınacağını gösteriyor. Özellikle büyükşehirlerde zamanın ve ulaşım kolaylığının günlük yaşam üzerindeki etkisinin artması, konutun bulunduğu bölgeyi satın alma kararının merkezine taşıyor.