Orhun Kartal: “İstanbul Konut Piyasasında Güçlü Görünümünü Koruyor”
Türkiye konut piyasası, değişen talep dinamikleri ve fiyatlama koşullarıyla birlikte yeni bir dönemden geçiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) düzenli olarak açıkladığı Konut Fiyat Endeksi verileri, piyasanın mevcut görünümüne ilişkin önemli göstergeler sunuyor.
TCMB’nin Temmuz 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre, Türkiye genelinde konut fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25 arttı. Aylık bazda ise endeks yüzde 1,5 yükselerek 234,8 seviyesine ulaştı.
Üç büyük şehir arasında İstanbul, yıllık yüzde 27,7’lik konut fiyat artışıyla öne çıktı. Ankara’da yıllık artış yüzde 26,6, İzmir’de ise yüzde 23,1 olarak gerçekleşti. TCMB’nin Yeni Kiracı Kira Endeksi verilerine göre ise İstanbul’da kiralar yıllık bazda yüzde 32,4 arttı.
Koray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Kartal: “Nitelikli konuta yönelik talep devam ediyor”
Koray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Kartal, açıklanan verileri şöyle değerlendirdi: “TCMB verileri, İstanbul gayrimenkul piyasasında uzun süredir sahada gözlemlediğimiz güçlü talep yapısını destekliyor. İstanbul; sınırlı arsa arzı, nüfus yoğunluğu ve nitelikli konuta yönelik talebiyle Türkiye’nin en önemli gayrimenkul pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle doğru lokasyonda, nitelikli ve yaşam kalitesini önceleyen projelerin değerini koruduğunu görüyoruz.”
Kartal, Koray GYO’nun Göktürk bölgesindeki uzun yıllara dayanan deneyimine de dikkat çekerek şunları söyledi:
“Göktürk’te 20 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz projeler sayesinde, bölgedeki talebin dönüşümünü yakından takip ediyoruz. İstanbul İstanbul ve Koray Upland projelerimizde de gördüğümüz üzere, nitelikli konuta yönelik talep, dönemsel dalgalanmalara rağmen devam ediyor. Bugün alıcı açısından yalnızca bir konut değil; lokasyon, yaşam kalitesi, mimari nitelik ve uzun vadeli değer potansiyeli birlikte değerlendiriliyor.”
Koray GYO, İstanbul’daki mevcut projelerinin yanı sıra farklı şehirlerde değerlendirdiği yeni yatırım fırsatlarında da piyasa verilerini, değişen kullanıcı beklentilerini ve uzun vadeli değer yaratma potansiyelini temel kriterler arasında tutmayı sürdürüyor.