Çimento sektörü AB politikalarını yakından izliyor

05 October 2021

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği organizasyonu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iş birliği, TÜRKÇİMENTO sponsorluğu ile düzenlenen 7. İstanbul Karbon E-Zirvesi, "İklim Dirençli Türkiye İçin Yeşil Toparlanma Atık ve Enerji Yönetiminin Rolü" temasıyla düzenlendi.

"Karbon Yönetimi ve Endüstri" oturumunda bir konuşma yapan TÜRKÇİMENTO CEO'su Volkan Bozay, sürdürülebilirlik çerçevesindeki çalışmalara öncü olma hedefiyle Avrupa Birliği (AB) iklim ve çevre politikalarını, Türkiye çimento sektörünün uyum sürecini de yakından takip ettiklerini ifade etti.

Çimento sektörünün Türkiye'de yürürlükte bulunan karbon emisyon mevzuatına tam uyum sağladığını belirten Bozay, "Enerji verimliliği konusunda sektörümüzdeki diğer önemli konu da atık ısı geri kazanımıdır. Çimento üretim süreçlerinde oluşan ve fabrika ana bacasından atmosfere atılan sıcak gazların enerjisi, atık ısı geri kazanımı tesisleri sayesinde elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Hali hazırda 16 fabrikadaki 25 hatta 141,5 MW elektrik enerjisi üretiliyor. Bu sayede yaklaşık 500 bin konutun günlük tüketimine denk gelen elektrik ihtiyacını, sadece üretim işleminden çıkan atık ısı ile karşılıyoruz. Bir bu kadar daha yatırım yapma potansiyelimiz var" diye konuştu.

"KARBON EMİSYONLARIMIZI DAHA DA DÜŞÜRMEK MÜMKÜN"

Sektörün 2020 yılı faaliyetlerinden bahseden Bozay, "Türk çimento sektörü 2020 yılında yaklaşık 1,2 milyon ton atıktan toplam enerjisinin yüzde 8,5'ini üretti ve yaklaşık 500 bin ton ithal petrokok tasarrufu sağladı. Avrupa Birliği'nde yüzde 46 olan atıktan enerji üretim oranına ülkemizin de ulaşması ile karbon emisyonlarımızı daha da düşürmek mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'Emisyon Ticaret Sistemi'ni hayata geçirileceğini hatırlatan TÜRKÇİMENTO CEO'su Volkan Bozay, "Paris Anlaşması'na taraf olunmasıyla bu sürecin hız kazanacağını düşünüyoruz. Taslak sınırda karbon düzenlemesi mekanizması metnindeki muafiyet maddesi ile ülkemizde ulusal emisyon ticaret sistemi kurulmasına ilişkin değerlendirmeler yeni bir boyut kazandı. AB'ye tam uyumlu ulusal ETS ile AB'ye ödenecek sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasından muaf olmak ve bu bedeli yurtiçinde değerlendirmek seçeneği de kamunun gündeminde. AB'ye tam uyumlu emisyon ticaret sisteminde, AB'ye ihraç edilmeyen üretimin de AB'deki gibi yaklaşık 50-60 Euro/ton CO2 bedel ile fiyatlandırılması söz konusu olacak. Bizim gibi enerji yoğun sektörlere ve paydaşlarımıza etkileri çok dikkatlice değerlendirilmeli" ifadelerini kullandı.