İnşaatta kadınların önünü açan model Hatay’dan Türkiye’ye yayılıyor

GYODER ve TÜKD Hatay Şubesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesi, Hatay’da başlayan pilot uygulamanın ardından sektörün ortak gündemine taşındı.

06 Ekim 2026
İnşaatta kadınların önünü açan model Hatay’dan Türkiye’ye yayılıyor GYODER ve TÜKD Hatay Şubesi tarafından hayata geçirilen “İnşaatın Kadın Ustaları” projesi, kadınların mavi yakalı iş gücündeki varlığını artırmayı hedefliyor. Hatay’da boyacılık alanında başlayan uygulamanın farklı şehirlerde ve yeni meslek kollarında yaygınlaştırılması planlanıyor.

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Hatay Şubesi’nin ortak çalışmasıyla başlatılan “İnşaatın Kadın Ustaları” projesi, Hatay’daki pilot uygulamanın ardından daha geniş bir sektör modeline dönüşüyor. Kadınlara mesleki eğitim kazandırmayı ve eğitim sonrasında doğrudan istihdam edilmelerini sağlamayı amaçlayan proje, İnşa Eden Kadınlar Zirvesi 2026’da düzenlenen “Kadın Ustalar / İşin Cinsiyeti Olmaz, Ustası Olur” oturumunda gündeme geldi.

Oturumda GYODER Başkanı Neşecan Çekici, TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş, Kuzu Group temsilcisi Kıvanç Karabaki ve eğitim süreçlerinde görev alan Prof. Dr. Gülgün Mıstıkoğlu, projenin ortaya çıkışından uygulama aşamasına kadar yaşanan süreci değerlendirdi. Projenin sahadaki yansımalarını ise eğitimlerini tamamlayarak şantiyelerde boya ustası olarak çalışmaya başlayan Hatice Huylu ve Meryem Dizlek Özdil anlattı.

Kadınların şantiyedeki varlığı artırılacak

GYODER Başkanı Neşecan Çekici, inşaat sektörünün nitelikli iş gücüne duyduğu ihtiyacın giderek arttığına dikkat çekerek, kadınların üretim süreçlerinde daha fazla yer alabileceğini söyledi.

Çekici, Hatay’daki uygulamanın önemli bir deneyim oluşturduğunu belirterek, doğru mesleki eğitim, uygun çalışma koşulları ve işveren desteği sağlandığında kadınların ustalık gerektiren işlerde de başarılı biçimde görev yapabildiğini ifade etti.

Projenin yalnızca sınırlı sayıda kadına meslek kazandıran bir sosyal sorumluluk çalışması olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çekici, modelin sektörün iş gücü yapısını daha kapsayıcı hale getirebilecek bir yapıya dönüşmesini hedeflediklerini belirtti.

İlk çıkış noktası araştırma oldu

Projenin oluşumunda GYODER ile Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri” araştırmasının sonuçları da etkili oldu.

Araştırma, inşaat sektörünün özellikle mavi yakalı iş kollarında kadınların son derece düşük bir oranda temsil edildiğini ortaya koydu. İncelenen üretim süreçlerinde çalışan 12 bin 37 kişi arasında yalnızca iki kadın bulunması, sektördeki kadın istihdamının boyutunu gözler önüne serdi.

Araştırmaya göre yalnızca kadınlara mesleki eğitim verilmesi yeterli değil. Eğitimin ardından sürdürülebilir istihdam imkânlarının oluşturulması da dönüşümün temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Hatay'daki proje de bu yaklaşımı sahaya taşıyor. Kadınlar önce mesleki eğitimden geçiriliyor, ardından işverenlerin katılımıyla şantiyelerde çalışmaya başlıyor. Böylece eğitim ile istihdam arasında doğrudan bir bağ kuruluyor.

“Artık sahadaki sonuçları konuşuyoruz”

Neşecan Çekici, projenin başlangıcında sektörün iki temel sorunuyla karşı karşıya olduklarını belirterek, bunlardan birinin artan nitelikli iş gücü ihtiyacı, diğerinin ise mavi yakalı işlerde kadınların son derece düşük temsil edilmesi olduğunu ifade etti.

Hatay'daki uygulamanın bu iki sorunun aynı model içerisinde ele alınabileceğini gösterdiğini belirten Çekici, kadınların uygun eğitim ve çalışma şartları sağlandığında üretimin doğrudan parçası olabildiğini söyledi.

Önümüzdeki dönemde projenin farklı şehirlerde uygulanmasının yanı sıra yeni uzmanlık alanlarına da taşınması planlanıyor. Boyacılığın yanı sıra seramik, parke, restorasyon, tesviye ve vinç operatörlüğü gibi alanların da model kapsamında değerlendirilmesi hedefleniyor.

Kadınların önündeki engel yalnızca iş bulmak değil

TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş ise kadınların çalışma hayatına katılımının önündeki engellerin yalnızca iş bulma sorunuyla açıklanamayacağını belirtti.

Kesiktaş'a göre çevre baskısı, geleneksel cinsiyet rolleri ve ev içindeki sorumluluklar, çalışmak isteyen birçok kadının karar alma sürecini zorlaştırıyor.

Projenin hedefinin yalnızca kadınlara iş imkânı sağlamak olmadığını belirten Kesiktaş; ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi, kadınların erkek egemen sektörlerde görünürlüğünün artırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyecek kalıcı politikaların geliştirilmesinin de projenin önemli amaçları arasında olduğunu ifade etti.

Kesiktaş, Hatay'da başlayan çalışmanın 31 ilde daha sürdürülmesinin hedeflendiğini belirterek, daha fazla kadının eğitilmesi, kadın ustaların istihdama kazandırılması ve yeni sektör iş birliklerinin kurulması çağrısında bulundu.

Mesleki eğitim ve kreş desteği öne çıkıyor

Projenin eğitim ayağında görev alan Prof. Dr. Gülgün Mıstıkoğlu ise kadınların mesleki yeterlilik eğitimlerine ücretsiz erişiminin yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Mıstıkoğlu, bu eğitimlerin kamu tarafından desteklenebileceğini ifade etti.

Kadınların iş gücüne katılımında çocuk bakımının da önemli bir sorun olduğuna işaret eden Mıstıkoğlu, özellikle kreş imkânlarının artırılmasının kadınların istihdamda kalıcı olabilmesi açısından kritik olduğunu belirtti.

Kadın ustalar deneyimlerini sahneden paylaştı

“İnşaatın Kadın Ustaları” projesinin Hatay'daki ilk uygulamasında kadınlar, mesleki ve teknik eğitimlerin ardından gerçek şantiye ortamında çalışmaya başladı.

İlk aşamada boyacılık üzerine kurulan modelle kadınların yalnızca bir meslek öğrenmesi değil, öğrendikleri beceriyi düzenli gelir elde edebilecekleri bir çalışma hayatına dönüştürmeleri amaçlandı.

Zirvede Hatice Huylu ve Meryem Dizlek Özdil'in deneyimleri de projenin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. İki kadın usta, sektöre girme kararlarından aile ve çevrelerinden aldıkları tepkilere, şantiyedeki ilk günlerinden karşılaştıkları önyargılara kadar yaşadıkları süreci anlattı.

Bu yönüyle proje, kadınlar adına karar verilen veya kadınlar hakkında konuşulan bir sosyal sorumluluk çalışmasının ötesine geçerek, doğrudan sahada çalışan kadınların deneyimlerini merkeze alan bir modele dönüşüyor.

Yeni hedef farklı meslek alanları

Hatay'da boyacılıkla başlayan uygulamanın, önümüzdeki dönemde farklı uzmanlık alanlarına genişletilmesi planlanıyor. Özellikle fiziksel gücün tek belirleyici olmadığı meslekler öncelikli alanlar arasında bulunuyor.

Vinç operatörlüğü, seramik ve parke döşeme, tesviye, kaynak, restorasyon ve taş duvar işçiliği gibi alanların projeye dahil edilmesi gündemde.

GYODER ve TÜKD'nin işverenlerle birlikte geliştirdiği modelin uzun vadeli hedefi ise kadınların inşaat sektöründeki mavi yakalı istihdamını münferit örnekler olmaktan çıkararak kalıcı ve sürdürülebilir bir iş gücü modeline dönüştürmek.

Hatay'da başlayan uygulamanın farklı şehirlerde tekrarlanmasıyla birlikte, “mesleklerin cinsiyeti değil, ustalığı vardır” anlayışının inşaat sektöründe daha geniş bir karşılık bulması hedefleniyor.


HABER İLE İLGİLİ YORUMLAR


henüz yorum yok