Kentsel Dönüşüm Sürecinde Risk Tespiti Yüzde 673 Arttı

20 Ağustos 2014
PAYLAŞ
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Risk Tespiti Yüzde 673 Arttı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşüm kapsamında risk tespitinin yüzde 673 arttığını duyurdu.

Geçen yıla oranla risk tespiti yüzde 673 oranında arttı. 2013 yılının ilk 7 ayında 3 bin 882 binanın risk tespiti yapılırken, bu yılın ilk 7 ayında risk tespiti yapılan bina sayısı 26 bin 137’e ulaştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2013 yılının ilk 7 ayında 3 bin 882 binada 25 bin 843 konut ve iş yerinin risk tespiti yapılırken, 2014 yılının aynı döneminde 26 bin 137 binada 82 bin 238 konut ve iş yerinin risk tespiti yapıldı.

2013 yılının ilk 7 ayında risk tespiti yapılan 3 bin 882 binanın 1.933 adedinin yıkımı gerçekleştirildi. 2014 yılının ilk 7 ayında ise risk tespiti yapılan 26 bin 137 binanın 3 bin 201 adedi yıkıldı.

2014 Ağustos ayı itibariyle toplamda 42 bin 480 adet riskli yapı tespiti yapıldı. 2014 Ağustos ayı itibariyle toplamda 9 bin 167 adet riskli yapının yıkımı gerçekleştirildi.

Bakanlığın 2014 yılı hedefi, Türkiye genelinde 45 bin binada 140 bin konut ve iş yerinin risk tespitini gerçekleştirmek.

''BİNALARIN YÜZDE 45'İ DEPREME HAZIR DEĞİL''

Konuyla ilgili açıklama yapan Çukurova Gayrimenkul İcra Kurulu Başkanı Cafer Kara, 1999 depreminin 15′inci yıl dönümünde ”Türkiye’deki binaların yüzde 45′i depreme hazır değil” dedi.

Yakın geçmişimizdeki en şiddetli deprem olan 17 Ağustos 1999 depreminin 15’inci yıl dönümünde Çukurova Gayrimenkul İcra Kurulu Başkanı Cafer Kara açıklamalarda bulundu. Binalar deprem anında kaçılacak değil sığınılacak yerler olması gerektiğini vurgulayan Kara, ”Hasarları azaltmak için depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve toplumu depreme karşı eğitmek şart” dedi.

''BİNALAR SIĞINILACAK YERLER OLMALI''

Cafer Kara ayrıca, “Aynı acıları tekrar yaşamamak için binalar, deprem anında kaçılacak değil, içine güvenle sığınılacak yerler olmalı. Tüketiciler konut seçerken elbette estetik değerlere önem vermeli ancak öncelikleri statik değerler olmalı” diye konuştu.

ÖNLEM VE EĞİTİM ŞART

Yakın zamana kadar ülkemizde mühendislik ve mimarlık hizmetlerine gereken önemin verilmediğini vurgulayan Cafer Kara, depremlerin oluşturacağı hasarları azaltmanın en etkin iki yolunun depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve toplumu depreme karşı eğitmek olduğunu vurguladı.

YAPI DENETİMİ ÇOK ÖNEMLİ

Zemin etüdünden projelendirmeye, malzeme kalitesinden yapım faaliyetine kadar bina üretim sürecinin her aşamasında alınacak mühendislik hizmeti yapıların güvenli olmasının en önemli teminatıdır” diyen Kara, yapı denetiminin sağlıklı işlemesinin önemine de dikkat çekti.

''KENTSEL DÖNÜŞÜM DOĞRU ELE ALINMALI''

Kentsel dönüşümün deprem gerçeği ile yaşayan Türkiye’de çok önemli bir adım olduğunu vurgulayan Kara, “Ancak kentsel dönüşüm, dar kapsamlı ve parselinde bina bazında dönüşüm olarak algılanmamalı. Yerinde imar artışıyla yapılmaya çalışılan kentsel dönüşüm başarısız olur. Kentleri uzun vadede geri dönüşü mümkün olmayan hatalara sürüklememek için kentsel dönüşüm; yolu, altyapısı, yeşil alanı ile daha kapsamlı, planlı ve sağlıklı yaşam alanlarına dönüşüm olarak ele alınmalı. Ayrıca devlet ve yerel yönetimler daha etkili ve yönlendirici rol oynamalı” diye konuştu.

MALİYET DEĞİL KALİTE

İnşaat projelerinde üretimin yanı sıra kullanım ve dönüşüm süreçlerinin de göz önüne alınmaya başlandığını ifade eden Kara, sürdürülebilirlik, inovasyon ve Ar-Ge, kentsel dönüşüm üçgeninde ilerlenirse sektörde kalite standartlarının yükseleceğini söyledi. Kara, bakış açısının odağına maliyetten öte kaliteyi ve sürdürülebilirliği yerleştiren bir yaklaşımla kentsel dönüşümün başarılı olabileceğini belirtti.


"Kentsel Dönüşüm Sürecinde Risk Tespiti Yüzde 673 Arttı" haberine ait yorum yok

Yorum Yap